1929 Dünya Ekonomik Krizi

1929 Dünya Ekonomik Krizi

 

 

Dünya Ekonomik Buhranı, Amerika’da 1929’da New York Borsasının çöküşü ile başlayan ve etkileri on yıl boyunca dünyada devam eden ekonomik krizdir.

 

Krizin nedenleri şunlardır:
a) ABD ekonomisinin %50’sinin 200 kadar Holding’in kontrolünde olması ve bir tanesinin dahi batmasının ülke ekonomisini etkilemesi
b) Bankaların kötü yapılanmış olması, mali yapıdaki yasaların yetersizliği (bankaların ölçüsüzce verdiği kredilerin engellenememesi)
c) ABD’nin tüm dünyaya kredi veren tek ülke olması ve bu konuda büyük hatalar yapması (dünya devletlerine verdiği kredileri geri alamaması)
d) ABD Başkanı Hoower yönetiminin zafiyeti ve ekonomi alanındaki tecrübesizliği
Yatırımcıların 21 Ekim günü ellerindeki hisse senetlerini satması ve bunun sonucunda ortaya bir panik havası “Kara Perşembe” olarak anılan 24 Ekim 1929 Perşembe günü New York borsasının çöküşüne yol açmıştır.
Dünya ekonomik krizi başta Kuzey Amerika ve Avrupa olmak üzere tüm dünyayı ekonomik açıdan olumsuz etkilemiştir. Bu bunalımdan en çok etkilenen devlet Almanya olmuştur.

 

Sonuç:
1929 Bunalımı sonucunda o gün ki paraya göre 4,2 milyon dolar yok oldu. 4 bin banka battı. Binlerce insan mal varlığını kaybetti. Piyasada para olmadığından takas usulüne geri dönüldü. İşsizlik arttı. İnşaat faaliyetleri durdu. Önce tüketim sonra üretim düştü. Uluslararası ticaret durma noktasına geldi. Buhranı en fazla hisseden alan madencilik oldu.

 

Amerika’da durum:
Amerikalılar bu çöküşün faturasını Başkan Hoower’e kestiler. 1933’te Başkan Roosevelt ekonomik sistemde köklü değişiklikler vadeden “New Deal” projesi ile iş başına geldi. Bu planla ilk kez devlet ekonomiye müdahale ediyordu. Bu doğrultuda ilk kez Merkez Bankası kuruldu.

 

Almanya’da durum: 
Yaşanan kriz Hitler’in Almanya’da iktidarı ele geçirmesine yol açtı. Hitler, Versay Antlaşması’nın Almanya’yı sınırlayan ekonomik hükümlerini tanımadığını açıklayarak yayılmacı bir politika izlemeye başladı.

 

Türkiye’de durum: 
Bu kriz karşısında Türkiye kalkınmasını sağlayabilmek için ihracat ve ithalatını arttırmak zorunda kaldı. Kliring ve takas sistemi uygulandı. Bu sistemle Türkiye ile ticaret ve ödeme anlaşması yapan ülkelerden ithalata öncelik verildi. İhraç mallarına kalite kontrol sistemi getirildi 1934’te bu iş için “Türk Ofis” kuruldu. Yerli Malı Haftası ilan edildi.


Ekleyen : dersimiz.com