P - Piyanoda pedala basılması gereken yerlerde notanın altına konan işaret. Pedal. Piyano - Hafif sesle anlamına gelen ifadenin kısaltılmışı.PACHELBEL, Johann- (1653-1706) Org sanatçısı. Eisenach, Erfurt, Gotha ve 1695`ten sonra doğduğu şehir olan Nurenberg`de çalmış, bir çok eser yazmıştır.... devamı
GARİP AKIMI (BİRİNCİ YENİ)Temsilcileri: Orhan Veli Kanık, Melih Cevdet Anday, Oktay Rıfat. Bu şairler, 1941 yılında birlikte yayımladıkları "Garip" adlı şiir kitabı ile yeni bir çığır açtılar. Bu çığıra "Garip Akımı (Birinci Yeni)"; şairlerine de "Garipçiler" denir.... devamı
ANADOLU UYGARLIKLARI: Hattiler: MÖ 3. binli yıllarda Anadolu medeniyetini Hattiler kurmuştur. -Anadolu?nun ilk halkıdır. Zamanla Hititlerle karışmışlardır. -Çok tanrı inancı görülür. Ana Tanrıça Annus?tur. Hititler: Mezopotamya ve Mısır uygarlığını birleştirerek Anadolu uygarlığını meydana getirdiler.... devamı
1.VARLIK FELSEFESİNİN KONUSU VE TEMEL KAVRAMLARI:Varlık Felsefesinin konusu varlıktır.Varlık;var olan her şeydir. Varlık Felsefesi açısından var olanlar iki biçimde ele alınır. 1-Reel Varlıklar: İnsan bilincine bağlı olmadan varolanlar.Gerçekte,nesnel olarak var olanlar:... devamı
Uygarlıklar Kurulduğu Yer Temel Geçim Kaynakları Diğer Özellikleri Çin Tarım-Ticaret Türklerle İpek Yolu ticareti için mücadele ettiler. Krallarına güneşin oğlu derler. Çin yıllıkları Türk tarihi için önemlidir. Barut, pusula, kağıt ve matbaayı icat ettiler... devamı
a) Osmanlıcılık : Tanzimat döneminin sonlarına doğru bazı Osmanlı aydınları Genç Osmanlılar adıyla bir cemiyet kurdular. Daha sonra siyası faaliyette bulunmaya başladılar. Onlara göre milliyet isyanlarını durdurup ülkenin bütünlüğünü korumak için devletin sınırları içinde yaşayan... devamı
TASAVVUF FELSEFESİ : Tasavvuf, Allah'ın birliğini ve evrenin oluşunu varlık birliği (Vahdet-i Vücut) anlayışıyla açıklayan dinî ve felsefi akımdır. Tasavvuf, ayrıca Allah evren ve insanı bir bütün içinde görme ve insanın Allah ile,... devamı
Toplum bütünlüğünü oluşturan gerek maddi, gerekse manevi unsurların kendine özgü biçimlenişi o bütünlüğün sosyal yapısını ortaya koyar. Sosyal yapının temelinde sosyal ilişkiler, sosyal değerler, sosyal normlar vardır.... devamı
KLASİSİZM : 17. yüzyılın ikinci yarısında Fransa'da ortaya çıkan bir akımdır.Eleştirmen Boileau "Şiir Sanatı"adlı eserinde dönemin edebiyat kurallarını belirler. Ayrıca Descartes'in rasyonalizm felsefesi ve 1634'te Fransız Akademisi'nin kurulması akımın doğmasında ve gelişmesinde etkili olur.... devamı
SİYASET FELSEFESİ NEDİR? Siyaset kelimesi, ?idare etmek? manasına gelir. Günümüzde siyaset en genel anlamıyla ülke, toplum ve devlet yönetimiyle ilgili tüm etkinliklerdir. Siyaseti konu edinen birçok disiplin vardır. Bunlardan biri olan siyaset felsefesi; devleti, siyasal otoriteyi, siyasal otoritenin (iktidarın) kaynağını, kullanış biçimini... devamı
Bilimlerde görülen büyük gelişmeler dikkatleri bilime yöneltmiştir.Bilim felsefesi bilimsel kesinlik ve bilimsel sistem düzeyine erişen bir bilgiyi inceler. Bilim felsefesinin inceleme alanına,bilimin yanında bilimin özel yöntemleri,düşünce biçimleri bilimlerin hangi ana gruplara girebileceği gibi problemler girer.... devamı
REFORM (YENİDEN BİÇİM VERME) :16. yüzyılda Hıristiyanlığın KATOLİK mezhebinde yapılan değişikliklere ve yeni düzenlemelere Reform denir. Reformun Nedenleri: 1-Katolik Kilisesi'nin bozularak dini amaçlardan uzaklaşması, din adamlarının dini kendi çıkarları için kullanmaları.2-Katolik Kilisesi'nin aşırı zenginleşmesi.... devamı
Estetik olaylar da, tıpkı bilgi olayında olduğu gibi, bize süje ile obje arasındaki ilgiyi gösterir. Estetik olay da aynı şekilde estetik olarak algılayan süje ile bu süjenin estetik algı ile kendisine yöneldiği varlık, doğa ya da sanat eseri dediğimiz obje arasındaki ilgidir.... devamı
Ruh sağlığı açısından bireyler normal ve anormal olarak iki grupta incelenir. Anormal olarak nitelenen bireyler problemlere gerçekçi çözüm bulmadıklarından, davranışlarını çevreye göre düzenleyemediklerinden uyumsuzluk gösterirler.... devamı
FELSEFENİN ÖZELLİKLERİ: 1-)Felsefe akla dayanan (düşünme yasalarına dayanan) bir etkinliktir. Bilimler gibi deneysel yöntemi kullanmaz. Bu nedenle felsefe bir bilim değildir. Bir disiplindir. 2-)Felsefi sorular ve bilgiler onu ortaya koyan kişinin ve içinden çıktığı toplumdan izler taşır.... devamı
Felsefenin, insan bilgisinin kaynağını, sınırlarını, geçerliliğini ele alan dalına bilgi felsefesi denir. O, belli bir bilgi türünü değil de, bilen özne ile bilinen obje arasındaki ilişki ile ortaya konulan bilgi sürecini genel olarak ele alır;... devamı
Din ve İnanışları: İslamiyetten önce Arapların büyük çoğunluğu puta tapardı. Putlarını Kâbe'ye koyarlar, her yıl hac mevsiminde ziyaret ederlerdi. Musevilik, Hristiyanlık ve Hanif dini de vardı. Sosyal Yaşamları: Araplar kabileler halinde yaşarlardı. Kabileler arasında sürekli kan davaları vardı. Şehir ve köylerde oturanlar tarım ve ticaretle, göçebelerde hayvancılıkla uğraşırdı.... devamı
1.AHLAK FELSEFESİNİN KONUSU : Ahlak Felsefesinin konusu insanın davranışları,yapıp etmeleridir.İnsanın yalnızca iradeli davranışları ahlak felsefesinin konusuna girer.İstenç dışı davranımlarla ahlak felsefesi ilgilenmez.Ahlak(Moralite): Bir toplumda uyulması gereken kurallar bütünüdür.Toplumdan topluma... devamı
Siyasî Durum ,Bizans İmparatorluğu (395-1453): Kavimler göçü sonucu, Roma İmparatorluğu, bütünlüğünü koruyamayarak 395' te Batı ve Doğu olarak ikiye ayrılmış, Batı Roma İmparatorluğu 476 'da yıkılmıştır.... devamı
Felsefe araştırma tüm evreni seçmiştir. Diğer bilim dalları ve bilgi türleri de evreni araştırma konusu olarak seçmiştirler. Bununla birlikte diğer bilim dalları evrenin belli bir parçasından hareketle evrenin tümünü tanımlamaya çalışmaktadırlar. Örneğin biyoloji canlılardan ,fizik cansızlardan,sosyoloji... devamı
CAHİT SITKI TARANCI: Kişiliği az çok Ahmed Hâşim'e benzeyen Cahit Sıtkı, sürekli bir hoşnutsuzluk, elem, üzüntü havası içinde yaşamıştır. Çehresinin güzel olmayışından, umduğunca yakışıklı bulunmayışından ve kadınların ilgisizliğinden o da yakınmıştır. Şiir görüşlerini, iç dünyasını... devamı
İslam Dünyasında bilimsel alanda ilk gelişmeler Emevilerle birlikte başladı. Bu dönemde İran, Hint, Süryani, Yunan dillerinden birçok eser Arapça'ya tercüme edildi. Tercüme faaliyetleri Abbasiler döneminde da ha yoğunlaştı. Tercüme faaliyetleri sonucunda eski medeniyetlere ait önemli bilgiler İslam Dünyasına giriyor ve Müslüman bilginler bu bilgilere kendi bilgilerini de katarak yeni ve daha gelişmiş bir bilim ortaya çıkarıyorlardı.... devamı
SANAT FELSEFESİ (ESTETİK) : Estetik kavramı 18. yy'da ilk kez A.G.Baumgarten tarafından kullanılmıştır. Baumgerten estetiği "güzel üzerine düşünme, onun ne olduğunu araştırma sanatı" olarak tanımlamıştır. Estetik eski Yunanca'da "aistheisis" sözcüğünden gelir ve duyusal algı, duyularla algılamak ve görmek anlamına gelir. Estetik duyusal alana ait bilgileri konusu içine alır, inceler ve araştırır. Ancak duyusal alandaki bütün bilgileri değil, güzellik olgusunun bilgisini ortaya koymaya çalışır. Buradan estetiğin konusu olan güzel sadece sanattaki güzellik değildir. Aynı zamanda doğadaki güzel de estetiğin konusuna girer. Bundan dolayı estetiğe "güzellik felsefesi" de denmektedir.... devamı
İnsanoğlu en eski çağlardan itibaren maddenin menşeini ve mahiyetini izah etmeğe çalışmıştır. Eskilerde kâinattaki her şeyin bir tek ana maddeden (prensipten) geldiği fikri vardı. Bu sebeple eskilerin ve bu arada bilhassa eski Yunan filozoflarının başlıca çalışmalarını kâinatın sonsuz karışıklığını az sayıda ana maddeyle açıklamak teşkil eder.... devamı
HAYATIN ANLAMI VE FELSEFENİN İŞLEVİ : Bugün için kesin bilgiler olarak nitelediğimiz bilim ve tekniğin sunduğu bilgiler insanın yaşamı için yeterli bilgiler değildir. Çünkü insanın dini, sanatsal, siyaset, ahlâk vb. yönleri de vardır. Bu alanlarla ilgili düşüncelerinde... devamı