MÜZİK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ : (A HARFİ) A CAPELLA (İtal.): Çalgı eşliği olmayan koro. ACCELERANDO (İtal.): Hızlanarak. ADAGİO (İtal.): Yavaş tempo. ADAGIETTO (İtal.): (1) ?adagio? tempoda kısa parça. (2) ?adagio?dan az daha hızlı tempo AFFETTUOSO (İtal.): Taşkın bir duyguyla.... devamı
Cümle: Kendi içinde anlam ve yargı bütünlüğü taşıyan dilbilgisi kurallarına uyan söz dizimine cümle denir. Bu tanıma göre, cümlenin iki temeli vardır : Anlam ve yargı.Anlam, vurgulamak istediğimiz konuyu anlamca uygun kelimelerle oluşturduğumuz mesajdır. Yargı ise anlam bütünlüğüne... devamı
Diksiyon nedir? Konuşmada, kelimenin seçilmesi, imlasına ve veznine göre söylenmesi ve ifadenin rahatlıkla anlatılması. Fesahat, belagat, telaffuz ve natıka kelimelerinin ifade ettiği manaların toplamı Tiyatro, piyes gibi sahne oyunlarında, radyoda, televizyonda hitabette, şiir okumada... devamı
1.Üslup Cümleleri: Üslup bir duygunun, düşüncenin kişisel anlatım biçimidir. Sözcüklerin seçimi ve kullanımı gibi dil ve anlatım özelliklerinin bütünüdür.... devamı
E HARFİ : EBERL, Anton(1766-1934):Viyana`lı piyanist ve besteci,Mozart`ın öğrencisidir.Hocası yolunda klasizmin devamcısı ve erken romantizmin habercilerinden olmuştur.Eberl,özellikle çalgı müziğine ait eserleri ile tanınmıştır.Senfoniler, piano konçertoları... devamı
Cümle arasına giren ve cümlenin herhangi bir öğesi olmayan söz, söz grubu ya da cümlelerdir. Cümlede herhangi bir öğenin açıklayıcısı durumunda olabileceği gibi, cümleyi söyleyenin araya girerek düşüncesini bildirmesi biçiminde de olabilir.... devamı
1. SÖZCÜKTE ANLAM VE KAVRAM : Dilin anlamlı en küçük birimi sözcüktür. Sözcükler çevremizde gördüğümüz varlık, olay olgu ve durumları karşılarlar. Sözcüklerin bir ses, bir de anlam yönü vardır. "Okul açıldı." cümlesinde okul sözcüğü... devamı
1. Ses ve Seslerin Kullanımı Söyleyiş (Telaffuz): En geniş anlamıyla konuşmayı sağlayan hareketlerin tümüne söyleyiş (telaffuz) denir. Konuşmada ses tonu ve söyleyişin (telaffuzun) önemi büyüktür.... devamı
TÜRK ÇAĞDAŞLAŞMASI / Atatürkçülük: Atatürkçülük, Türk milletinin tarihinden, ihtiyaçlarından ve gerçeklerinden doğan, Türk milletini çağdaş uygarlık düzeyinin üzerine çıkarmayı hedefleyen bir düşünce sistemidir. Bu düşünce sistemine göre Mustafa Kemal Atatürk'ün faaliyetlerinde... devamı
Bulmacaları daha kolay çözebilirsiniz, işte size bulmaca sözlüğü: Vade. : ÖNEL, Vadi. : KOYAK, Vahşi hayvan barınağı,kovuk. : İN, Vahşi orman.:ECEME, Vakti gelmeden ölü doğan yavru.:BAĞAN... devamı
Hisarcılar (Hisar Topluluğu) (1950-1980) : Hisar dergisi etrafında toplanan şair ve yazarların oluşturduğu edebî topluluktur. Hisarcılar, sanatçının dilinin "yaşayan dil" olması gerektiğini savunmuşlar, dilden yaşayan kelimelerin atılmasına, dilin saflaştırılması çabalarına karşı çıkmışlardır.... devamı
DENEME : Bir yazarın kendi isteğine göre seçtiği herhangi bir konuda kesin yargılara varmadan, kişisel düşüncelerini kendi kendisiyle konuşuyormuş havası taşıyan bir üslupla kaleme aldığı yazılara "deneme" denir. Deneme, yazarın gözlemlediği ya da yaşadığı olay, olgu, durum ve izlediği varlıklarla... devamı
SANAT VE SPOR ● Atatürk sanat ve spora çok büyük önem vermiştir. "Hepiniz milletvekili olabilirsiniz, Bakan olabilirsiniz; hatta Cumhurbaşkanı olabilirsiniz, fakat sanatkâr olamazsınız." Sözü ile sanata verdiği önemi vurgulamış. Ülkemizde müzik resim heykel gibi sanat dallarının gelişmesi için... devamı
Belli bir toprak parçası üzerinde, belli bir otoriteye bağlı olarak ortak ve temel çıkarlarını korumak için sosyal ilişkilerde bulunan insanların bütünlüğü toplumu oluşturur. Toplumların içinde bulunduğu iklim koşulları, toplumu oluşturan insanların nüfusu,... devamı
İbni Sina'nın "Kitab-ül Şifa" adlı eserinin yüzlerce yıl Aristo'nun eseri olarak Avrupa'da okutulduğunu, Biruni'nin Yerçekimi Yasası'nı Newton'dan önce bulduğunu, Cabir Hayyan'ın 8. yüzyılda akıl yoluyla insanın kopyalanabileceğini ortaya attığını, Harezmi'nin 9. yüzyılda "0" rakamını bularak matematik biliminin bugünkü düzeyine ulaşmasını sağladığını kaçımız biliyor? ... devamı
DİVAN EDEBİYATI NAZIM TÜRLERİ-1 :Klasik Türk Edebiyatında nazım, her zaman nesrin önünde tutulmuştur. Fakat nazım ve nesir karışık yazılan eserler de vardır.Edebiyatta tür dendiği zaman, ele alınıp işlenen konuya göre yapılan sınıflandırmalar akla gelmelidir. Aynı konu, mensur ya da manzum işlenebildiği gibi... devamı
Bulmacaları daha kolay çözebilirsiniz, işte size bulmaca sözlüğü:Şah İsmail'in şiirlerinde kullandığı mahlas.:HATAYİ, Şair bahşişi.:CAİZE, Şakaklardan sarkan saç lülesi. : ZÜLÜF, Şalgama benzeyen bir bitki.:ALABAŞ, Şalvarın üstüne giyilen ve önde uzun iki parçası olan bir giysi.:ÜÇETEK... devamı
VE MİLLİ MÜCADELE BAŞLIYOR... Mustafa Kemal Paşa, 16 Mayıs 1919 tarihinde İstanbul'dan Samsun'a gitmek üzere Bandırma Vapuru'yla hareket etmiştir. Bandırma Vapur'unda Mustafa Kemal Paşa, 22 kurmay, 25 er ve erbaş, 8 kâtip müşavir, 21 gemi personeli olmak üzere 76 kişi bulunmaktaydı.... devamı
1980 SONRASI ŞİİR : 1- 1980 sonrası şairleri; şiirde geleneksel birikimin önemini vurgulamışlar ve Halk, Divan, İkinci Yeni, Saf (Öz) Şiir gibi ayrımlara girmeden en eski örneklerden en yenilerine kadar Türk şiirinin şairlerini dikkatle okumayı savunmuşlardır. 2- 1980 sonrası şairlerini... devamı
VURGULAR: Bir sözcüğün içindeki kuvvetli okunan heceye, o sözcüğün vurgusu denir. Şarkı söylerken eserdeki vurgular iyi belirtilmelidir.Sözcükler vurgularına göre dört kategoride incelenebilir. 1-VURGUSU SONDA BULUNANLAR: ÖRNEK: Kapı, kapılar, sapan gibi cins isimlerin son hecesi vurgulu okunur... devamı
Ritim, çeşitli aletlere vurarak çıkarılan, düzenli ve akıcı seslerin oluşturduğu müziktir. Vurmalı çalgıların ve perküsyonun temelidir. Çoğu adın Türkçesi tam olarak olmadığı için İngilizce olarak kalabilir.... devamı
Diksiyonun Günlük Hayatımızdaki Yeri : Diksiyon en genel ifadesi ile konuşma sanatıdır. Duygu ve düşüncelerin ahenkli ve etkileyici bir biçimde ifade edilmesidir. Diksiyon konuşma organlarının (dil, diş, dudak, damak gibi..) etkili çalışmasını ve görevlerini tam yapmaları için yapılması... devamı
MANYETİK ALANIN SAĞLIĞA ETKİLERİ: Uzaya gönderilen astronotlarda görülen ve haftalarca sürebilen yorgunluk, adale ağrısı, baş ağrısı ve dönmesi nedeni ilk yıllarda anlaşılamamıştı. Daha sonraki yıllarda sürdürülen kapsamlı araştırmalar sonucu bu belirtilerin dünyanın manyetik alanının eksikliğinden... devamı
Ahenk: Ahenk kelimesi uyum anlamına gelmektedir. Edebiyatta ise kelimelerin birbiriyle ses ve anlam bakımından etkileyici bir bütün olması anlamındadır. Şiirde ahenk; ustaca kullanılan ses akışı,söyleyiş, ritm, ölçü ve her türlü ses benzerliğiyle sağlanır... devamı
Yılları belirtirken, bizdeki gibi (1998) bindokuzyüzdoksansekiz şeklinde değil, ikili olarak okuruz. Yani (1998) ondokuz doksansekiz olarak. Eğer bahsi geçen yılın sonu çift sıfırla bitiyorsa, (2000) twenty double-oh (yirmi çift sıfır) denilir.... devamı