11 heceli dörtlüklerden oluşan en yaygın şiir türüdür koşma. Koşmanın Koşma, Türk Halk edebiyatında doğa, aşk, ölüm, ayrılık, yiğitlik, toplumsal olaylar gibi konuların işlendiği en sık kullanılan şiir türüdür.... devamı
TASAVVUF FELSEFESİ : Tasavvuf, Allah'ın birliğini ve evrenin oluşunu varlık birliği (Vahdet-i Vücut) anlayışıyla açıklayan dinî ve felsefi akımdır. Tasavvuf, ayrıca Allah evren ve insanı bir bütün içinde görme ve insanın Allah ile,... devamı
Güzel sanatları diğer eserlerden ayıran en önemli özellik insanda coşku ve estetik haz uyandırmasıdır.Güzel sanatlar için yapılan en iyi sınıflama bu sanatların kullandıkları malzemelere göre yapılan sınıflandırmadır. Bu malzemeler fonetik ve plastik olarak ikiye ayrılır.Sesle yapılan sanatlara fonetik... devamı
Tac Mahal, Hindistan'daki Agra kentinde bulunan Yamuna Nehri'nin doğusunda yer alan, 75 metre yüksekliğinde, saf mermerden yapılmış bir anıt mezardır. Tac Mahal'i, "Şehzade Hürrem adıyla da bilinen Hint-Türk imparatoru Şah Cihan,... devamı
Cümleler, kendini oluşturan sözcüklerin anlamlarına, cümlede bulundukları yerlere, türlerine göre değişik özellikler gösterirler. İşte bu özelliklere göre cümleler dörde ayrılır: 1. Yüklemin Türüne Göre Cümleler 2. Öğe Dizilişlerine Göre Cümleler 3. Anlamlarına Göre Cümleler... devamı
Kur?an-ı Kerim?de Geçen 114 Surenin Başlıklarının Türkçe Anlamları : Abese : "Yüzünü ekşitti." Adiyât : Nefes nefese koşanlar Ahkaf : Yer adı Ahzâb : Hizipler, gruplar, kabileler A'la : Yüce, büyük, kutlu Alak : Embriyo, ilgi, kan pıhtısı Ali İmran : İmran ailesi Ankebût : Dişi örümcek A'raf... devamı
UNIT 1 (FRIENDSHIP) Funny → eğlenceli Rude → kaba Polite → kibar Stingy → cimri Helpful → yardımsever Generous → cömert Friendly → arkadaş canlısı... devamı
Gazel divan edebiyatının en yaygın kullanılan nazım biçimidir. Önceleri Arap edebiyatında kasidenin tegaüzzül adı verilen bir bölümü iken sonra ayrı bir biçim halinde gelişmiştir. Gazelin beyit sayısı 5-15 arasında değişir. Daha fazla beyitten olaşan gazellere... devamı
İSİM (AD) :Varlık ve kavramları karşılayan sözcüklerdir. A) Verilişlerine Göre Cins (Tür) İsmi: Aynı türden varlıkları karşılar. insan, şehir, deniz, dağ, hayvan, okul, gazete, roman... devamı
DİVAN EDEBİYATINDA BELLİ BAŞLI MAZMUNLAR VE SEVGİLİ : Mazmun, edebiyatta özellikle Divan edebiyatında kullanılan klişeleşmiş sözlere verilen ad, kalıp benzetme, klişe mecazdır. Mazmunlar benzetmeli, cinaslı ve nükteli sözlerdir. Divan edebiyatında kullanılan mazmunlar aynıdır, her şair aynı mazmunları kullanır.... devamı
MİLLÎ EDEBİYAT ZEVK VE ANLAYIŞINI SÜRDÜREN ŞİİR : Millî Edebiyat zevk ve anlayışını sürdüren şairlerin şiirleri Kültür Haftası, Ağaç, Çınaraltı, Hisar gibi dergilerde yayımlanmıştır. 1911'de Selânik'te Genç Kalemler dergisi etrafında gelişen Millî Edebiyat hareketi; Millî Mücadele, yeni devletin kuruluşu... devamı
13. ATASÖZÜ VE DEYİMLERİN YANLIŞ KULLANILMASI : Atasözleri ve deyimler kalıplaşmış anlatımlardır, bu nedenle sözcüklerinin yerleri değiştirilemez; yerlerine anlamdaşları getirilemez. Damlaya damlaya deniz olur. (göl) Yaramazlıklarıyla hemen, öğretmenin gözüne... devamı
Yurdumuzda Göller : Karalar üzerindeki çukur alanlarda biriken durgun sulara göl denir. Yurdumuzda irili, ufaklı 200'e yakın göl vardır. Göllerimizin bölgelerimizdeki dağılımı düzenli değildir. Akdeniz Bölgesi'ndeki Göller Yöresinde, birbirine yakın pek çok göl varken, Güneydoğu Anadolu'da göl yoktur... devamı
TURİZM : İnsanların gezmek, görmek, eğlenmek ve dinlenmek amacıyla yaptığı gezilere turizm denir. Bu geziyi yapan kişilere de turist adı verilmektedir. İç turizm: Vatandaşların kendi ülkeleri içinde yaptıkları gezilere denir.... devamı
1. SÖZCÜKTE ANLAM VE KAVRAM : Dilin anlamlı en küçük birimi sözcüktür. Sözcükler çevremizde gördüğümüz varlık, olay olgu ve durumları karşılarlar. Sözcüklerin bir ses, bir de anlam yönü vardır. "Okul açıldı." cümlesinde okul sözcüğü... devamı
Fütürizm (Gelecekçilik): La Figaro gazetesinde yayımlanan bildirisiyle bütün dünyaya duyurulmuştur. Birinci Dünya Savaşı öncesinde Rus ede-biyatına sıçrayan fütürizm, burada D. Burliuk, A. Kurtçenykh, V. Hlebnikov, V. Mayakovski tarafından temsil edilmiştir. Akım, Fransız şair Apollinaire tarafından 1915'lere... devamı
Duyguya indirgenebilen bağımsız bilgi dalına estetik denir. Estetik ?güzel? üzerine düşünme, onun ne olduğunu açıklamadır.... devamı
DİVAN EDEBİYATI NAZIM TÜRLERİ-1 :Klasik Türk Edebiyatında nazım, her zaman nesrin önünde tutulmuştur. Fakat nazım ve nesir karışık yazılan eserler de vardır.Edebiyatta tür dendiği zaman, ele alınıp işlenen konuya göre yapılan sınıflandırmalar akla gelmelidir. Aynı konu, mensur ya da manzum işlenebildiği gibi... devamı
Türkiye'miz çok geniş bir ülkedir.Yurdumuzun doğal yapısı, iklim özellikleri her yerde aynı değildir.Bazı yerler dağlık, bazı yerler düzlüktür.Bazı yerler deniz kenarı, bazı yerler denizden uzaktır.Bazı yerle çok yağışlı, bazı yerler kuraktır. ... devamı
Türkiye'nin Coğrafî Bölgeleri (Doğu Anadolu Bölgesi) : Türkiye'nin doğusunu oluşturan bölge, doğudan batıya doğru daralarak adeta bir üçgeni andırır. Bölgenin kuzeybatısında, Gürcistan ve Ermenistan, doğusunda Nahcivan ve iran, güneyinde Güneydoğu Anadolu Bölgesi... devamı
Duygu, düşünce ve isteklerin yazı, konuşma ve görsel-işitsel akla gelebilecek her türlü araçla aktarılmasına iletişim denir. İletişimin kurulmasında altı temel öğe kullanılır: Kaynak(Gönderici), Alıcı , İleti... devamı
MACHAUT, Guillaume de(1300-1377):Ortaçağ sonlarının Avrupa`lı şair ve müzikçisi.Özellikle "Ars Nova" sanatının ilk bestecilerindendir.Johanns von Luxemburg, Johanns von der Nomandie ve Fransa Kralı 5.Charles`in saraylarında yaşamıştır. Machaut kilise müziği eserleri bırakmıştır.... devamı
İbni Sina'nın "Kitab-ül Şifa" adlı eserinin yüzlerce yıl Aristo'nun eseri olarak Avrupa'da okutulduğunu, Biruni'nin Yerçekimi Yasası'nı Newton'dan önce bulduğunu, Cabir Hayyan'ın 8. yüzyılda akıl yoluyla insanın kopyalanabileceğini ortaya attığını, Harezmi'nin 9. yüzyılda "0" rakamını bularak matematik biliminin bugünkü düzeyine ulaşmasını sağladığını kaçımız biliyor? ... devamı
SANAT FELSEFESİ (ESTETİK) : Estetik kavramı 18. yy'da ilk kez A.G.Baumgarten tarafından kullanılmıştır. Baumgerten estetiği "güzel üzerine düşünme, onun ne olduğunu araştırma sanatı" olarak tanımlamıştır. Estetik eski Yunanca'da "aistheisis" sözcüğünden gelir ve duyusal algı, duyularla algılamak ve görmek anlamına gelir. Estetik duyusal alana ait bilgileri konusu içine alır, inceler ve araştırır. Ancak duyusal alandaki bütün bilgileri değil, güzellik olgusunun bilgisini ortaya koymaya çalışır. Buradan estetiğin konusu olan güzel sadece sanattaki güzellik değildir. Aynı zamanda doğadaki güzel de estetiğin konusuna girer. Bundan dolayı estetiğe "güzellik felsefesi" de denmektedir.... devamı
Kelime anlamı "kastetmek, yönelmek"tir. Kaside, belli bir amaçla yazılmış şiirlerdir. Genellikle din ve devlet büyüklerini övmek için yazılır. Kasidenin özellikleri şunlardır: Nazım birimi beyittir. Beyit sayısı çoğunlukla 33 ile 99 arasındadır... devamı