Yaylı tanburun yapısı hakkında görüş belirtmek için birazda tanburdan bahsetmek gerektiği fikrindeyim Türk sanat musikimizin piyonası sayılan tanburun kendine has çok derinden ve içli bir sesi vardır. Klasik tavırla çalındığında dinlemesine doyum olmaz birçok sazla uyumu... devamı
Atasözü: Uzun deneyim ve gözlemlere dayanılarak genellikle mecaz olarak söylenmiş, kalıplaşmış, yargı bildiren özlü sözlerdir. Sakla samanı gelir zamanı. Ağaç yaşken eğilir.... devamı
Duyguya indirgenebilen bağımsız bilgi dalına estetik denir. Estetik ?güzel? üzerine düşünme, onun ne olduğunu açıklamadır.... devamı
Anlatımı etkili kılmak amacıyla sözcüklere yüklenen bazı anlamlar vardır. Bu anlamlara söz sanatı denir. TEŞBİH (BENZETME): Aralarında türlü yönlerden karşılaştırılarak benzerlik ilgisi bulunan iki şeyden zayıf olanı, nitelikçe daha üstün olana (güçlü olana) benzetme sanatıdır. Ancak, sözcükler gerçek anlamda da... devamı
İSİM (AD) :Varlık ve kavramları karşılayan sözcüklerdir. A) Verilişlerine Göre Cins (Tür) İsmi: Aynı türden varlıkları karşılar. insan, şehir, deniz, dağ, hayvan, okul, gazete, roman... devamı
SANAT FELSEFESİ (ESTETİK) : Estetik kavramı 18. yy'da ilk kez A.G.Baumgarten tarafından kullanılmıştır. Baumgerten estetiği "güzel üzerine düşünme, onun ne olduğunu araştırma sanatı" olarak tanımlamıştır. Estetik eski Yunanca'da "aistheisis" sözcüğünden gelir ve duyusal algı, duyularla algılamak ve görmek anlamına gelir. Estetik duyusal alana ait bilgileri konusu içine alır, inceler ve araştırır. Ancak duyusal alandaki bütün bilgileri değil, güzellik olgusunun bilgisini ortaya koymaya çalışır. Buradan estetiğin konusu olan güzel sadece sanattaki güzellik değildir. Aynı zamanda doğadaki güzel de estetiğin konusuna girer. Bundan dolayı estetiğe "güzellik felsefesi" de denmektedir.... devamı
OĞUZ TÜRKÇESİNİN ANADOLU'DAKİ İLK ÜRÜNLERİ (XIII - XIV. YY) : Oğuz Türkçesi,13.yy dan itibaren Anadolu'da Arapça ve Farsça'nın etkisiyle değişikliğe uğrar. Bu dönemin metinlerinde dinsel öğeler öne çıkar. Türk edebiyatında tasavvuf konusunu esas alan ve bu düşünceyi işleyen edebiyata tasavvuf edebiyatı denir.... devamı
Türkiye'nin Coğrafî Bölgeleri (Doğu Anadolu Bölgesi) : Türkiye'nin doğusunu oluşturan bölge, doğudan batıya doğru daralarak adeta bir üçgeni andırır. Bölgenin kuzeybatısında, Gürcistan ve Ermenistan, doğusunda Nahcivan ve iran, güneyinde Güneydoğu Anadolu Bölgesi... devamı
1718 Pasarofça Ant. ile barış dönemine giren Osmanlı Devleti'nde Avrupa'nın etkisinde kalınarak ıslahatlar yapılmış, ayrıca zevk, eğlence ve dünya güzelliklerinden yararlanma düşüncesi ortaya çıkmıştır. - Adını bu dönemde bolca yetiştirilen lalelerden almıştır.... devamı
TURİZM : İnsanların gezmek, görmek, eğlenmek ve dinlenmek amacıyla yaptığı gezilere turizm denir. Bu geziyi yapan kişilere de turist adı verilmektedir. İç turizm: Vatandaşların kendi ülkeleri içinde yaptıkları gezilere denir.... devamı
A-FELSEFENİN ANLAMI:İnsanoğlu ilk çağlardan günümüze kadar içinde yaşadığı evreni, bu evrenin nasıl yaratıldığı, kim tarafından yaratıldığı, evrenin yasalarını, insanın evrendeki yerinin, yaşamın amacının ne olduğu gibi soruları merak etmiştir.... devamı
DİVAN EDEBİYATI NAZIM TÜRLERİ-1 :Klasik Türk Edebiyatında nazım, her zaman nesrin önünde tutulmuştur. Fakat nazım ve nesir karışık yazılan eserler de vardır.Edebiyatta tür dendiği zaman, ele alınıp işlenen konuya göre yapılan sınıflandırmalar akla gelmelidir. Aynı konu, mensur ya da manzum işlenebildiği gibi... devamı
Güzel sanatları diğer eserlerden ayıran en önemli özellik insanda coşku ve estetik haz uyandırmasıdır.Güzel sanatlar için yapılan en iyi sınıflama bu sanatların kullandıkları malzemelere göre yapılan sınıflandırmadır. Bu malzemeler fonetik ve plastik olarak ikiye ayrılır.Sesle yapılan sanatlara fonetik... devamı
NAMAZDA OKUNAN DUALAR VE MANALARI SÜBHÂNEKE :Sübhânekallâhümme ve bi hamdik ve tebârakesmük ve teâlâ ceddük (ve celle ?enâük) ve lâ ilâhe ğayruk.NOT: Parantez içinde yazılı olan kısım sadece cenaze namazı kılarken okunacak.... devamı
GEZİ YAZISI (SEYAHATNAME) : Herhangi bir kimsenin, daha çok bir edebiyat sanatçısının gerek yurt içinde gerekse yurt dışında gezip gördüğü yerlerdeki toplumları, kentleri, yerleri, yaşayışları, âdet ve töreleri, gelenek ve görenekleri, doğal ve tarihî güzellikleri, ilgi çeken değişik yönleri edebî bir üslup... devamı
Sübhaneke : Sübhânekellâhümme ve bi hamdik ve tebârakesmük ve teâlâ ceddük (ve celle senâük*) ve lâ ilâhe ğayrük) * Ve celle senâük yalnızca cenaze namazlarında kullanılır. Manası: Allah'ım! Sen eksik sıfatlardan pak ve uzaksın. Seni daima böyle tenzih eder ve överim. Senin adın mübarektir. Varlığın her şeyden... devamı
Kur?an-ı Kerim?de Geçen 114 Surenin Başlıklarının Türkçe Anlamları : Abese : "Yüzünü ekşitti." Adiyât : Nefes nefese koşanlar Ahkaf : Yer adı Ahzâb : Hizipler, gruplar, kabileler A'la : Yüce, büyük, kutlu Alak : Embriyo, ilgi, kan pıhtısı Ali İmran : İmran ailesi Ankebût : Dişi örümcek A'raf... devamı
Yurdumuzda Göller : Karalar üzerindeki çukur alanlarda biriken durgun sulara göl denir. Yurdumuzda irili, ufaklı 200'e yakın göl vardır. Göllerimizin bölgelerimizdeki dağılımı düzenli değildir. Akdeniz Bölgesi'ndeki Göller Yöresinde, birbirine yakın pek çok göl varken, Güneydoğu Anadolu'da göl yoktur... devamı
Estetik olaylar da, tıpkı bilgi olayında olduğu gibi, bize süje ile obje arasındaki ilgiyi gösterir. Estetik olay da aynı şekilde estetik olarak algılayan süje ile bu süjenin estetik algı ile kendisine yöneldiği varlık, doğa ya da sanat eseri dediğimiz obje arasındaki ilgidir.... devamı
DENEME : Bir yazarın kendi isteğine göre seçtiği herhangi bir konuda kesin yargılara varmadan, kişisel düşüncelerini kendi kendisiyle konuşuyormuş havası taşıyan bir üslupla kaleme aldığı yazılara "deneme" denir. Deneme, yazarın gözlemlediği ya da yaşadığı olay, olgu, durum ve izlediği varlıklarla... devamı
İslamiyet öncesinden günümüze kadar kesintisiz gelen bir edebiyattır. Halk içinde yetişmiş ozanların icra ettiği bir edebiyattır. Temelinde sözlü bir gelenek vardır. Dili sadedir. Dörtlük ve yarım kafiye esaslıdır. Hece ölçüsü kullanılmıştır. Halkın dertlerini, sevinçlerini, her türlü duygularını işlemektedir. Koşma, destan... devamı
MÜZİK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ : (A HARFİ) A CAPELLA (İtal.): Çalgı eşliği olmayan koro. ACCELERANDO (İtal.): Hızlanarak. ADAGİO (İtal.): Yavaş tempo. ADAGIETTO (İtal.): (1) ?adagio? tempoda kısa parça. (2) ?adagio?dan az daha hızlı tempo AFFETTUOSO (İtal.): Taşkın bir duyguyla.... devamı
SOMUT ANLAM : Beş duyumuzdan herhangi biriyle algılayabildiğimiz kavram ve varlıkları karşılar. SOYUT ANLAM : Beş duyumuzdan herhangi biriyle algılayamadığımız; ancak var olduklarını akıl, inanç ve sezgilerimizle kabul ettiğimiz kavram ve varlıkları karşılar.... devamı
MACHAUT, Guillaume de(1300-1377):Ortaçağ sonlarının Avrupa`lı şair ve müzikçisi.Özellikle "Ars Nova" sanatının ilk bestecilerindendir.Johanns von Luxemburg, Johanns von der Nomandie ve Fransa Kralı 5.Charles`in saraylarında yaşamıştır. Machaut kilise müziği eserleri bırakmıştır.... devamı
KOMPOZİSYON YAZMANIN METODU (YÖNTEMİ) Türk edebiyatında kompozisyon, ?tertip, düzen, düzenli yazı? anlamlarına gelmektedir. Kompozisyon yazma işi, şu sıraya göre yapılır: Kendi seçtiğimiz veya bir başkası tarafından seçilen bir konu üzerinde kompozisyon yazarken, zihnimizde yapacağımız ilk işlem; o konu ile ilgili duygu, düşünce... devamı