KÖK: Bir sözcüğün anlamı ve yapısı bozulmadan parçalanamayan en küçük parçasıdır. Kelimenin kökünün, kelimenin tamamı ile ilgili olmalıdır. Örnek: "Okul" kelimesinin kökü, "oku" fiilidir. Fakat bu kelimede "ok" kısmı da bir anlam taşır.... devamı
Zamirler (Adıllar): Ad olmadıkları halde cümle içinde geçici olarak, bir adın yerini tutan ve bir adın gösterdiği bütün özellikleri gösteren sözcüklere veya eklere zamir (adıl) denir. Örnek :Polis aniden yere düştü, onu gördün mü?... devamı
İsimlerin tek olduğunu gösteren şekli, o ismin tekil halidir. Örneğin masa, kalem, kitap, insan gibi kelimeler ismin tekil biçimleridir. İsimlerin birden fazla olduğunu göstermek içinse ismin çoğul hali kullanılır. Örneğin, masalar, kalemler, kitaplar,... devamı
İSİM (AD) :Varlık ve kavramları karşılayan sözcüklerdir. A) Verilişlerine Göre Cins (Tür) İsmi: Aynı türden varlıkları karşılar. insan, şehir, deniz, dağ, hayvan, okul, gazete, roman... devamı
Son harfleri, -sel, -tel, -ler, -le, -ner, -en, -chen, -erl, -lein, olan kelimelerin tekili ile çoğulu aynıdır. Bu kelimeleri çoğul yaparken kelimede hiçbir değişiklik yapılmaz. Aynı kelime hem tekil hem de çoğul için kullanılır. Bu kural sadece artikeli der veya das olan tüm kelimeler... devamı
NURULLAH ATAÇ: 21 Ağustos 1898'de İstanbul Beylerbeyi'de doğdu. 1957'de Ankara'da yaşamını yitirdi. Türk edebiyatında modern anlamda deneme türünde ürün veren ilk yazar ve eleştirmen. Asıl ismi Ali Nurullah Ata. Öğretmen Mehmet Ata Bey'in oğlu. İlkokuldan sonra 4 yıl... devamı
Normal olarak Türkçe'de -in hali diye bir şey yoktur. Almanca'da ismin -in hali diye adlandırılan durum, Türkçe'de genelde isim tamlaması şeklinde ortaya çıkar. Örneğin, "okulun kapısı", "duvarın boyası", "Ali'nin kazağı" gibi. Diğer hallerde olduğu gibi -in hali de isimlerin... devamı
İyelik zamirleri (sahiplik zamirleri) adı üzerinde sahiplik belirten zamirlerdir. Örneğin benim bilgisayarım - senin topun - onun arabası gibi tanımlarda bulunan benim-senin-onun kelimeleri birer iyelik zamiridir. Şimdi Almanca'da bu iyelik zamirleri hakkında bilgiler vereceğiz... devamı
A) Temel İlkeler : Cumhuriyetçilik, Milliyetçilik, Halkçılık, Laiklik, Devletçilik, İnkilapçılık B) Bütünleyici İlkeler : Ulusal egemenlik (Cumhuriyetçilik - Egemenligi milletin kullanmasi) Ulusal birlik, beraberlik ve ülke bütünlügü 3 - Ulusal bagimsizlik 4 - Yurtta baris, dünyada baris (Dis siyaset, kalkinma amaçli)... devamı
11. ÖGE EKSİKLİKLERİ : Özellikle birleşik, sıralı ve bağlı cümlelere kimi ögeler ortak kullanılır. Ancak bu kullanım sırasında ortak kullanılan ögelerin bazen iki cümleye de uygun düşmediği görülür. Bu durumda ikinci cümle için de ayrıca öge kullanmak gerekir.... devamı
ÇOĞUL YAPMA :İngilizcede isimleri çoğul yapmak için genel olarak sonlarına s eklenir. Bu s Türkçedeki «ler, lar» eklerinin yerini tutar. This bu these bunlar... devamı
THERE IS, ARE :There kelimesi is ve are ile beraber kullanılınca «vardır, mevcuttur» anlamını verir. Mevcut olduğu bildirilen şey bir adetse there ile is kullanılır. Birden fazla şeyin mevcut olduğunu bildirmek için there ile are kullanılır.... devamı
ÖNTAKI : IN içinde ON üstünde UNDER altında Türkçede «içinde» kelimesi yerine ismin sonuna «de, da» eki ilave edilerek «içinde» kelimesi kaldırılır.... devamı
Almanca'da isimler (biraz ileride vereceğimiz istisna dışında) artikelleri değiştirilmek suretiyle -i haline getirilirler. Artikeller ise şu şekilde değiştirilirler: Artikeli "der" olan isimleri -i haline sokmak için, "der" artikelini "den" şeklinde değiştirir... devamı
Önce sayıyı, sonra ismi söylemeliyiz. Eğer söylediğimiz isim, birden fazla sayıdaysa ismi çoğul yapmalıyız. Türkçe'deki "-ler, -lar" gibi, İngilizce'de de ismin sonuna "-s" eki getirilir. One cake... devamı
Zarflar: Eylemlerin, eylemimsilerin, sıfatların ya da kendi türünden olan kelimelerin anlamlarını türlü yönlerden (yer-yön, zaman, durum, miktar, soru) etkileyen; onları belirten, dereceleyen sözcüklere zarf denir. Özellikleri - Tek başlarına iken sıfatlar gibi isimden başka bir şey değildir.... devamı
Genel olarak çok az istisnası olmaklar beraber Almancada sebzelerin artikelleri die olur. Almanca kelime çalışmalarında çoğul halleri artikelleri ile birlikte öğrenmek önemlidir. Aşağıda sebzelerin Almanca-Türkçe tekil ve çoğulları yer... devamı
Almancada bazı ev eşyalarının artikelleriyle birlikte almancaları ve almanca çoğul halleri verilmiştir. Örneğin; der Stuhl - Sandalye; die Stühle - Sandalyeler (Çoğul), der Tisch - Masa; die Tische - Masalar (Çoğul), die Tischdecke - Masa Örtüsü, die Tischdecken - Masa Örtüleri... devamı
Dikkat etmemiz gereken şeyler:hair her zaman tekil kullanılır. "-s" eklenmez. "Eyes, ears" genellikle çift olduğu için, çoğul kullanılmalıdır. "ayak" yerine "foot" deriz, "foot" kelimesini çoğul yapacağımız zaman... devamı
COUNTABLE (SAYILABİLEN) *Sayılarla ifade edilebilen bireysel nesneler, yerler vb. "Countable" yani "Sayılabilen" olarak kabul edilirler. Örnek: Pictures (resimler), books (kitaplar), houses (evler), birds (kuşlar), doors (kapılar), pencils (kalemler)... devamı
Sıfat : Adların önüne gelerek onları çeşitli yönlerden niteleyen ya da belirten sözlerdir. Örnek : İyi insan, üç çocuk, bulanık su, bazı kitaplar, hangi ev Örneklerde de görüldüğü gibi sıfatlar, bir adın önüne gelerek onu niteleyen... devamı
Genel olarak çok az istisnası olmaklar beraber Almancada meyvelerin artikelleri die olur. Almanca kelime çalışmalarında çoğul halleri artikelleri ile birlikte öğrenmek önemlidir. Aşağıda meyvelerin Almanca-Türkçe tekil ve çoğulları yer... devamı
Sıfat(Ön Ad):Adlardan önce gelerek önüne geldiği adın karşıladığı varlık ya da kavramın niteliğini gösteren ve farklı bakımlardan belirten sözcük ya da sözcük öbeklerine sıfat denir. - Sıfatlar tek başına kullanılamazlar. - Adlardan önce gelirler.... devamı
Varlıkları niteleyen, onların durumlarını açıklayan, onları değişik yollarla belirten kelimelere denir. Sıfat, isim soylu bir kelimedir. Bir isim başka bir ismi nitelerse sıfat görevini üstlenmiş olur. Sıfatlar tek başına sıfat olmaz. Mutlaka bir ismi nitelemesi gerekmektedir.... devamı
TOPLUMSAL KURUM ÇEŞİTLERİ / E. SİYASET KURUMU: İnsanlar arasındaki fikir ve çıkar ayrılıkları ve çatışmaları, herkesin yararına, genel çıkarı ve ortak iyiliği sağlamaya yönelik bir yapılanmayı gerektirmiştir. Bu yapılanma da bir takım ilişki kalıplarını (yönetme-yönetilme, emretme-itaat ilişki kalıpları) ve kurallarını... devamı